fransız askısı nedir

Fransız Askısı Nedir?

En son çıkan yüz gerdirme yöntemlerinden birisi olan Fransız askısı bugünlerde herkesin merak ettiği uygulamalardan birisidir. Öncelikle herhangi bir ameliyat gerektirmediği için bu uygulama dikkat çekiyor. Bunun dışında, yüzün sarkık ve yaşlı görüntüsünü büyük oranda gideriyor. Bu uygulamanın temeli özel olarak üretilen iplerle yüzün gerdirilmesi işlemine dayanır. İnsan sağlığına hiçbir zarar vermeyen silikon dolgulu bu ipler uzun süre yüzünüzde kalabilir. Son zamanlarda pek çok ünlünün yaptırdığı uygulama şu anda en popüler yüz gerdirme yöntemlerinden birisidir.

Kimler Fransız Askısı Yaptırabilir?

Fransız askısı cerrahi operasyon yaptırmadan yüzüne ve cildine daha genç bir görünüm kazandırmak isteyen herkesin yaptırabileceği uygulamalardan birisidir. Hem kadınlar hem de erkekler bu oldukça risksiz ve etkili yönteme başvurabilir. Genel olarak yılların geçmesi ve yaş almayla birlikte yüzümüzün aşağıya doğru sarkması gibi sorunlar için bu yönteme başvuruluyor. Fransız askısını deneyen herkes bu yöntemle yüzündeki yaşlanma belirtilerini geciktirebiliyor. Ama bazen yüz felci ya da çeşitli rahatsızlıklardan dolayı yüzünün formu bozulan kişiler de bu yönteme başvuruyor. Bu yöntem yüz felci geçiren insanların yüzünü de daha iyi hale getirebiliyor.

Cerrahi Yöntemler ve Diğerleri

Cerrahi yöntemler yani kesilerle yapılan estetik ameliyatlar en uzun süreli ve en etkili estetik yöntemler olarak kabul edilir. Bunların dışında kalan yöntemler ise daha etkisiz ve kısa sürelidir. Ama son zamanlarda diğer yöntemler konusunda önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu konudaki gelişmelerden birisi de Fransız askısı yöntemindeki gelişmelerdir. Hem maliyeti, hem riskleri, hem de uzun süren iyileşme süresi gibi nedenlerle cerrahi yöntemlere başvurmak istemeyen herkes bu uygulamayı tercih edebilir. Sonuçları ve etkili olması konusunda da cerrahi yöntemlerle boy ölçüşebilecek bir yöntemdir.

İplerle Nasıl Gençleşilir?

Yaşlanmak doğal bir süreçtir ve eninde sonunda hepimiz bunu kabullenir ve sonuçlarıyla birlikte mutlu olmaya çalışırız. Ama elimizden geldiğince yaşlanma etkilerini geciktirmeye de çalışırız. Çünkü aşağı doğru sarkan bir yüz sadece yaşlı değil aynı zamanda yorgun ve mutsuz görünebilir. Ayrıca kolajen dengesi ve elastikiyeti kaybolmuş bir cilde müdahale etmemiz de şarttır. Kendi haline bıraktığımızda olması gerekenden çok daha hızlı bir şekilde bozulup sarkabilir. Fransız askısı yönteminde kullanılan iplerin içi polyester ve dışı da silikon kaplıdır. Sağlığa hiçbir zararı olmadığı gibi bulundukları yerde cilde kolajen salgılayarak genç görünmesi için katkıda bulunurlar. Asma, çekme ve düzeltme gibi fonksiyonları yerine getiren bu askılar ciltteki sarkmaları engeller. Sarkmayı toparlayıp yüz ovalinin şeklinin korunmasına yardımcı olur. Büyük oranda oval şekli korunan bir yüz ise çok daha genç ve canlı görünmemizi sağlar.

Fransız Askısının Etkileri

Fransız askısı yöntemi sayesinde yüz ovali büyük oranda yeniden sağlanır. Yüzün bazı özellikleri ve elmacık kemikleri gibi bölümleri daha belirgin hale gelir. Bu yöntemin en önemli avantajlarından birisi ise kasları etkilemediği için sonuçların büyük oranda doğal görünmesidir. Mimikler ya da yüz ifadesini değiştirmez ve kas yapısını kesinlikle etkilemez. Bu yüzden diğer uygulamalara göre daha avantajlı bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bir diğer önemli avantaj ise Fransız askısında kullanılan iplerin bulundukları bölgedeki cildin kolajen üretimini desteklemesidir. Bu da cildin yaşlanma belirtilerinin gecikmesine ve daha sağlıklı görünmesine katkıda bulunur. Yepyeni ve çok daha sağlıklı görünen bir cilde bu yöntemle kavuşmanız mümkündür. İşlem biter bitmez yüzdeki değişiklik fark edilir. Ama yüzün kendini toplaması ve oval görüntünün sağlanması için bir hafta, tamamen kendine gelmesi içinse iki aya ihtiyaç vardır.

Fransız Askısı Ne Kadar Süre Etkilidir?

Yüzün özelliklerine ve yaşa göre Fransız askısının ne kadar etkili olacağı değişebilir. Ancak etkisi en az beş yıl kalıcıdır. Hatta bazı kişilerde on yıla kadar da sürebilir. Bu süre zarfında herhangi bir cerrahi operasyona gerek kalmadan ve ilk başta kullanılan iplerin yenilenmesine gerek olmadan tekrar bu yöntemi uygulamak mümkündür. Böylece yüzün doğal ifadesi ve mimikler korunarak ve herhangi bir kesi yapmadan yüzünüz uzun bir süre canlı ve genç görünümünü korur.

Fransız Askısı Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

Yüzümüzde en çok sarkan bölgeler yanaklarımızdır ve Fransız askısı en çok yanaklara uygulanır. Yüzün bütün diğer oval bölümleri, çene altı ve elmacık kemikleri de bu yöntemin uygulandığı diğer yerlerdir. Ayrıca Fransız askısı kaşlar ve boyun bölgesinde de uygulanabilir. Yanakları ve çene kısmından toparlanan bir yüz artık yaşlı bir görünümden kurtulur. Boynumuz da en çok sarkmaya maruz kalan bölümlerden birisidir ve bu yöntemle bu bölgede yenilenebilir. Vücudumuzda Fransız askısı uygulanan diğer yerler ise kollar, kalça ve bacaklardır. Vücudumuzun bu bölümlerinde daha geniş bir bölgede uygulanacağı için uygulama süresi ve fiyatı değişiklik gösterebilir.

Fransız Askısı Ne Zaman Tercih Edilmelidir?

Çok fazla kırışık olan ve sarkmaların da yoğun olduğu bir yüzde Fransız askısı etkili olmaz. Bu yüzden sarkmalar başladığı zaman fazla beklememek en iyisidir. Yani bu işlem özellikle yaşlanma ve sarkma belirtileri yeni başlamış olan ya da henüz çok ilerlemiş olan yüzlerde etkilidir. Çok aşırı yaşlanma belirtileri olan yüzler de çok etkili olmaz. İnce ve hafif gevşek yapılı ciltlerde daha da etkili bir yöntemdir. Ama aşırı derecede ince ve de çok kırışmış ciltlere de çok etkisi olmaz. Bunun tam aksine çok ağır ve kalın ciltler için de etkili bir yöntem değildir.

Fransız Askısının Avantajları

Fransız askısının en önemli avantajı bu işlemin mimik hareketlerine oldukça uygun olması ve de sonuçlarının çok doğal görünmesidir. Dışarıdan bakan birisi bu işlemin yapıldığını fark etmeyebilir. En azından yüze yapılan botoks veya cerrahi ameliyatlar gibi doğallığın çok ötesinde izler kalmaz. Sarkmaların büyük oranda toplanmasını ve derinleşen çizgilerin ortadan kalkmasını sağlar. Yüzünün görüntüsünü doğallığı bozulmadan büyük oranda gençleşen birisi de kendisini çok daha genç ve canlı hisseder. Herhangi bir iz ya da dikiş izi kalmaz. Uygulaması herhangi bir risk içermez ve oldukça konforludur. Enfeksiyon gibi bir risk hemen hemen hiç yoktur. Lokal anestezi ile uygulanan bu işlemden sonra kişinin hastanede yatması gerekmez. Dolayısıyla iyileşme süresi diye bir şey de söz konusu değildir. Bu kadar olumlu etkisine rağmen sonuçları oldukça güzel ve etkileyici olan estetik uygulamalardan birisidir.

fransız askısı fiyatı ne kadar

Fransız Askısı Fiyatı Ne Kadar?

Fransız askısı uygulaması son zamanlarda en çok konuşulan estetik uygulamalardan birisidir. Bunun nedeni ise yüzdeki sarkma ve kırışıklıklara karşı etkili olması ve de ameliyatsız bir uygulama olmasıdır. İsminin çok duyulması nedeniyle son zamanlarda herkes bu uygulamayı merak ediyor. Mimiklere zarar vermeden, yüzdeki sarkmayı büyük oranda düzeltmesi de en önemli avantajlarından birisi. Yaklaşık yarım saat süren bu uygulama sayesinde pek çok insan kısa sürede yaşlanma nedeniyle yüzünde meydana gelen olumsuz etkilerden kurtulabiliyor. Uygulamanın fiyatları ise ayrıntılarına göre değişiyor.

Fransız Askısı Neden Tercih Ediliyor?

Fransız askısının en önemli özelliği çok büyük bir kesiye ya da dikişe gerek kalmadan cilde uyum sağlayan özel iplerle yapılmasıdır. Bu ipler bir süre sonra cilt içerisinde iyice emilerek yok oluyor. İplerin yok olması yaklaşık olarak iki sene sürüyor. Ancak Fransız askısının etkisi iki sene ile sınırlı değil. Çünkü askılamada kullanılan içi polyester dışı silikondan oluşan ipler aynı zamanda uygulandığı bölgede kolajen üretimini destekliyor.

Kolajen de cildin daha diri ve canlı kalması için gerekli olan bir proteindir. Yaş ilerledikçe vücudumuzda azalan bu proteinin salgılanması ve üretimi için Fransız askısı ipleri vücudu destekliyor. Eğer yüzümüze bazı egzersizler ve yüz yogası hareketleri ile düzenli olarak masaj yaparsak, yüzümüzdeki toparlanma etkisi daha uzun süreli olur.

Fransız Askısı Uygulaması Nasıl Yapılır?

Fransız askısı yanaklar, alın, boyun ve hafif bir şekilde burnun yukarı doğru çekilmesini sağlar. Askılama işlemi iplerin aşağıdan yerleştirilip yukarı doğru asılması ile yapılır. İpler aşağıdan geçirilirken çok küçük bir kesi yapılır. Kesi boyutu küçük olduğu için dikiş atılması gibi bir işleme de gerek kalmıyor. Yukarı doğru çekilirken kulakların üst kısmına yerleştiriliyor. İplerin takıldığı ve asıldığı yerlerde büyük bir kesi yapılmadığı ve herhangi bir cerrahi operasyona gerek kalmadığı için Fransız askısı en çok tercih edilen estetik uygulamalardan birisi haline geldi. İpler yüzümüzle ve cildimizle uyum sağlayarak kaynaşıyor. Yaklaşık olarak iki yıl içerisinde de tamamen cilt içerisinde yok oluyor.

Fransız Askısı Fiyatları

Fransız askısının fiyatları yüzün hangi bölümlerine yapılacağına bağlı olarak değişiyor. Ayrıca kaç tane ip kullanılacağı, iplerin uzunluğu ve işlemin süresine göre fiyat farklılaşıyor. Bu yüzden net bir fiyat belirlemesi yapmak mümkün değildir. Ülkemizde yeni yapılmaya başlanmış olsa da pek çok klinik ve sağlık merkezinde yapılıyor. Bunlar arasında seçim yaparken klinik ya da sağlık merkezinin gerekli şartları sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır. Ayrıca klinikte uygulamayı yapacak olan doktorun deneyimi de göz önünde bulundurulmalıdır. Her ne kadar ameliyatsız ve basit bir uygulama gibi görünse de doktorun uzmanlığı ve deneyimi önemlidir.

Fransız Askısı Yaptıracak Olanlar Nasıl Hazırlanır?

Klinik ve doktor seçiminden sonra doktor ve hasta uygulamanın ayrıntıları hakkında bazı kararlar alır. Hasta bütün ayrıntılar konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Uygulamadan önce bir süre sigaradan ve kan sulandırıcı ilaçlardan uzak durmalıdır. Cildi temiz ve iyi dinlenmiş bir şekilde uygulama günü hazır olmalıdır. Uygulamanın ardından kısa bir süre sonra hemen normal hayatına dönebilir. Zaten Fransız askısının toplam süresi de yarım saati pek geçmez. Oldukça kısa ve basit bir uygulamadır. Ama yine de öncesinde hastaya bir takım sakinleştirici ilaçlar verilebilir.

Fransız Askısı Sonrası Dikkat Edilecekler

Hasta birkaç gün boyunca mümkünse güneşe çıkmamalıdır. Çıkmak zorunda kaldığı durumlarda yüksek faktörlü bir güneş kremi kullanmalıdır. Sauna ve banyodan birkaç gün uzak kalması da iyi olur. Yüz üstü yatmak, çok esnemek ve yüzü çok etkileyecek mimikler uygulamanın etkili olmasını engeller. Bu yüzden bir süre bu konuda dikkatli olmak gerekir. Yüzde kısa bir süre morarma ve şişlik olabilir. Bu durumda soğuk pres yapılması yardımcı olur. Ağrı olursa da ağrı kesici kullanılmalıdır.

Uygulamada kullanılanlar cilde zarar verecek türden değildir. Pek karşılaşılmasa da enfeksiyon ya da ateş görülürse derhal doktora danışmak gerekir. Hasta uygulamanın hemen ardından yepyeni bir yüze, oval görünümü korunmuş ve çok daha gençleşmiş bir yüze kavuşur. Ama şişliklerin inmesi ve iplerin yüze yerleşmesi için iki ya da üç hafta gereklidir. Tam olarak bütün etkilerinin görülmesi de iki ayı bulabilir.

Yüz Sağlığının Korunması

Yüzümüz her ne yaparsak yapalım yılların ve yaşlanmanın etkisine açıktır. Fransız askısı, kozmetik ürünler ya da daha başka cerrahi ameliyatlar bu sürecin önüne geçemez. Ancak süreci yavaşlatmak için bazı şeyler yapılabilir. Fransız askısı yaptıran birisi mutlaka bundan sonra kullanacağı her türlü kozmetik ürüne özen göstermelidir. Aslında yüz sağlığını korumak için her zaman kozmetik ürünlere dikkat etmek gerekir.

Cildiniz için en iyisini bulmak için farklı ürünler kullanılabilir. Cildin temizlenmesi ve nemlenmesine özen göstermek de önemlidir. Hem kış hem de yaz aylarında iyi bir güneş koruyucu kullanılmalıdır. Beslenme de cilt için önemlidir. Şekerli yiyecekler ve içeceklerden, sigara ve alkolden uzak durmak gereklidir. İyi dinlenmek, iyi uyumak ve stresten mümkün olduğunca uzak durmak da cildin daha genç görünmesini sağlar.

Yaşlanmayı Geciktirmek

Sarkan bir cilt için herhangi bir kozmetik ürün yeterli olmaz. Sadece Fransız askısı gibi estetik uygulamalar ve cerrahi ameliyatlar etkili olabilir. Fransız askısı kozmetik ürünlerden çok daha fazla etkili ama cerrahi bir ameliyat kadar etkili olmayan bir uygulamadır. Elmacık kemiklerinin belirginleşmesine, yüz ovalinin korunmasına ve sarkmanın engellenmesine, hatta bazı kırışıklıkların giderilmesine katkıda bulunur. Burnun yukarı çekilmesi için de tercih edilebilir. Bazen de yüz felci geçiren hastaların tedavisinde kullanılır. Bu kadar etkili olmasına rağmen ameliyatsız olması en çok tercih edilme nedenidir.

Yüz Yogası ve Yüz Hareketleri

Fransız askısından sonra yüzünüzdeki yaşlanma etkilerini geciktirmek için bazı egzersizler ve hareketlerden yardım alınabilir. Ancak bu tür hareketler için de en az birkaç ay gereklidir. Düzenli olarak kılcal damarların canlanması için soğuk pres ya da yeşim taşı gibi malzemelerle masaj yapmak etkili olabilir. Fransız askısı ipleri iki yıl içinde yok olsa da etkileri bu tür uygulamalarla uzatılabilir. Yüzünüze nasıl baktığınıza bağlı olarak etkilerinin daha uzun kalması mümkündür. Yüzü en az beş yaş kadar gençleştiren bu uygulama, çok avantajlı ve riskleri az olan bir uygulamadır.

Fransız Askısı Ne Kadar Süre Dayanır?

Son günlerde ismi çok duyulmaya başlayan estetik uygulamalardan birisi de Fransız askısıdır. Herhangi bir kesi ya da risk taşımayan bu işlem yüzünüzdeki sarkmaların toparlanması için yapılan etkili bir uygulamadır. Ameliyatsız bir yüz germe tekniği olarak son zamanlarda ünlüler arasında da yaygınlaşan bu uygulamanın çok sayıda takipçisi bulunuyor.

Bir diğer ismi dinamik askı olsa da Fransa’da uygulanmaya başladığı ve orada geliştirildiği için artık bu isimle anılmaktadır. Özellikle yüzün alt bölümü olan çenenin yan kısımları ve boyundaki sarkmalar bu yöntemle giderilebilir. Sonuçlar hem başarılı hem de doğal görünmektedir. Bu yüzden son dönemin en gözde estetik uygulamalarından birisi Fransız askısıdır.

Askıda Kullanılan İpler

İsminden de anlaşılacağı gibi bu yöntem yüze bazı iplerle birlikte uygulanır. Herhangi bir kesiye gerek kalmadan uygulanan bu ipler, cilde zarar vermeyecek özel bir malzemeden üretilir. Genel olarak içleri polyester dışları ise silikon kaplıdır. Daha esnek çeşitleri olduğu gibi biraz daha kalınca çeşitleri de bulunur.

Bu ipler sayesinde yüzdeki sarkma yukarı doğru çekilir ve askılama yöntemiyle yüz daha fit ve dolgun bir görünüm kazanılır. Yıllar geçtikçe yüzümüzdeki en önemli yaşlanma belirtilerinden birisi yüzümüzün aşağı doğru sarkmasıdır. Çoğu kişi bu durumdan korkar ve aşırı derecede rahatsız olur. Fransız askısı özellikle bu soruna karşı geliştirilmiş olan estetik ama ameliyata gerek olmayan bir uygulamadır.

Fransız Askısı Kimler İçin Uygundur?

Bütün kadınlar ve erkekler için yapılabilecek olan Fransız askısı yüzünde sarkma olan ve bundan sürekli bir rahatsızlık duyan herkes için etkili bir yöntemdir. Ameliyata gerek olmadığı için son yıllarda giderek daha çok kişinin başvurduğu yöntemlerden birisi haline geldi. Yaşlanmanın en önemli belirtilerinden birisi olan sarkma problemini kısa sürede ve ameliyatsız olarak giderdiği için, Fransız askısı gün geçtikçe daha da popüler bir uygulama haline geliyor.

Fransız Askısı Sarkmalar Dışında Kullanılır mı?

Fransız askısının en çok tercih edilme nedeni yüzdeki sarkmaların giderilmesidir. Ama bunun dışında en çok kullanıldığı alan ise yüz felci geçiren hastalardır. Yüz felci geçiren hastalar bu yolla etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Uygulamada kullanılan ipler aksi bir durum gerekmedikçe esnek yapıda olur. Bu ipler yüzdeki mimik hareketlerine uyum sağlayabilir. Mimiklere uyum sağlaması da yöntemin daha çok tercih edilme nedenlerinden birisidir. Çünkü bu sayede hem ameliyat gerektirmeden hem de yüzde donuk bir ifade olmada sarkmalar giderilir ve yüz felci tedavi edilebilir. Estetik uygulamaların en korkulan taraflarından birisi yüzdeki donuk ifadedir, ama Fransız askısının sonucunda böyle bir şey oluşmaz.

İpler Ne Kadar Dayanıklıdır?

Yüzümüzle ve vücudumuzla tamamen uyumlu olan Fransız askısı ipleri diğer iplere göre yaklaşık olarak beş kat daha fazla dayanıklıdır. İçerisindeki maddeler ve silikon, iplerin uzun süre dayanmasını sağlar. Ayrıca bu iplerin çekme gücü çok fazladır ve tırtıklı bir yapıda oldukları için, yüzün sarkık görünümünün engellenmesinde çok etkilidir. İplerin herhangi bir şekilde kopma riski yoktur ve yüzdeki mimikler üzerinde hiçbir olumsuz etkisi bulunmaz.

Fransız Askısı Estetik Operasyon Kadar Etkili midir?

Yüzdeki hacmin kaybolması ve aşağıya doğru meyil yıllar geçtikçe herkesin başına gelir. Hiç kimse böyle bir sorunla karşılaşmak istemez. Cildin kalitesindeki bozulma, gevşeme ve sarkma hem kadınlar hem de erkekler için problem yaratır. Ancak yüz germe konusundaki cerrahi ameliyatlar bazı kişileri korkutur. Hem maliyetli hem de iyileşme süreci uzun olduğu için herkes bunu yaptırmak istemez. Daha basit olan diğer yöntemler de uzun bir süre etkili olmaz. Fransız askısı geliştirilirken bu iki faktör dikkate alındı. Hem daha az riskli ve çabuk iyileşebilen hem de uzun süre dirençli bir yüz germe metodu olarak geliştirildi. Bu yüzden pek çok kişinin ihtiyacına cevap verebilmektedir.

Fransız Askısı Ne Kadar Dayanır?

Fransız askısında öncelikle doktor hastayı muayene eder ve hangi bölgelere işlem yapılması gerektiği belirlenir. Daha sonra ise hastaya lokal anestezi uygulanır. Anesteziden sonra bu işlem 45 dakika ya da bir saat içerisinde tamamlanır. İplerin yerleştirileceği ve askılama işleminin yapılacağı bölgelerin önceden belirlenmesi gerekir. Belirlenen yerlere ipler derinin altından doğru çekilerek yani askılayarak yerleştirilir.

İplerin bir ucu başımızın hemen kulak üzerindeki bölgesine yerleştirileceği için kesiye ve dikişe çok gerek kalmaz. Bu işlemin etkisi ve askıların dayanma süresi kişinin cilt yapısına ve yaşına göre farklılık gösterir. En az bir ya da iki sene etkisi olan Fransız askısı, yüz yogası ve çeşitli masajlarla birlikte desteklenirse üç seneye kadar yüzdeki sarkma üzerinde etkili olur. Ama kişiden kişiye bu süre değişir ve bazen kısalır.

Fransız Askısı Sonrası

Bütün cerrahi operasyon ve uygulamalardan sonra olduğu gibi Fransız askısından sonra da hastaya enfeksiyon kapmaması için bir ilaç listesi verilir. Hastanın normal yaşantısına dönmesi için bir gün yeterlidir. Askılama sonrası ağrı, hafif şişlik ve morluklar genelde görülen sorunlardır. Ağrı kesici kullanmak ve buz kompresi yapmak bu sorunlar için yeterlidir.

İlk bir hafta içerisinde hastanın ağzını çok oynatmaması ve aşırı mimiklerden kaçınması gerekir. Yaklaşık bir ay boyunca yüz üstü yatmak ve yüzü sert bir şekilde oğuşturmak olumsuz sonuçlara yol açabilir. İlk günlerde hafifçe etkileri belli olmaya başlasa da bu işlemin tam etkisini görmek için iki ya da üç ay gereklidir. Ama yakın çevreniz bu değişikliği çok kısa sürede fark edebilir.

Fransız Askısı ve Yaşlanma

Yaşlanma herkesin kaçınılmaz sonu olarak durdurulamayan bir süreçtir. Yüzün ve vücudun farklı yerlerinin zamanla yer çekiminin de etkisiyle sarkması doğaldır. Bu süreç yavaşlatılabilir ama kesinlikle durmaz. Yavaşlatmak için çok daha kesin ve etkili bir çözüme ihtiyaç duyanlar cerrahi bir ameliyatı da tercih edebilir. Ama buna alternatif olabilecek ikinci derecede en etkili ve zararsız yöntemlerden birisi de Fransız askısıdır.

Kozmetik ürünlerden ziyade bazı basit hareketler ve yüz yogası egzersizleriyle boyun ve yüzdeki sarkmalar bir derece azaltılabilir. Ama bunları durdurmak mümkün olmadığı için vücudumuzun değişmesine de alışmak durumundayız. Sadece yaşlanma sürecinin hızlanmaması için elimizden geleni yapabiliriz. Fransız askısı yapabileceğimiz şeylerden birisidir. Bununla birlikte hafif egzersizlerin düzenli olarak yapılması, sigara ve alkolden, şekerden uzak durma ve sağlıklı beslenme de yaşlanmanın yavaşlatılması için diğer seçeneklerdir.

fransız askısı ne işe yarar

Fransız Askısı Ne İşe Yarar?

Yaşlanmanın en sevilmeyen etkilerinden birisi de aşağıya doğru sarkan cildimizdir. Özellikle yüzümüzde meydana gelen bu görüntü hem yorgun hem de olduğumuzdan daha yaşlı görünmemize sebep olabilir. Bunun nedeni cildin hem en altında yer alan yağ yastıklarının erimeye başlamasıdır.

Eğer herhangi bir cerrahi operasyona gerek kalmadan bu durumu çözmek isterseniz son günlerin en çok konuşulan yöntemlerinden birisi olan Fransız askısını denemelisiniz. Bu yöntemin bir diğer ismi de star askısıdır. Herhangi bir kesi yapmadan cildin toparlanmasını ve daha gergin görünmesini sağlar. Diğer cerrahi yöntemlere göre oldukça avantajlı olan bu yöntem hakkında bazı bilgiler verebiliriz.

Yüzdeki Sarkma ve Kırışıklıklara Ameliyatsız Çözüm

Yaş almak ve tecrübe kazanmak hayatın en önemli gerekliliklerindendir. Ama yaşadığımız yıllar ve tecrübeler yüzümüzü çok da olumlu etkilemez. Yüzümüz zamanla aşağıya doğru sarkar ve daha yorgun ve daha yaşlı görünmeye başlar. Bu durumun önüne geçmek için ameliyatsız yöntemler de vardır. Bunlardan son zamanlarda en çok duyulanı Fransız askısıdır.

Aslında yöntem oldukça basittir ve bazı iplerle yüzün yukarıya doğru çekilmesi demektir. Ameliyatsız ve etkili bir yöntem olması dışında Fransız askısının başka avantajları da vardır. Bu yazıda yöntemin nasıl uygulandığı, ayrıntıları ve avantajları konusunda önemli bilgiler bulabilirsiniz.

Fransız Askısı Neden Tercih Edilir?

Fransız askısı yüzdeki hangi sorunları giderir diye merak ediyorsanız ilk olarak sarkma sorununa bir çözüm getirir. Yüzdeki kırışıklıkları gidermesi de bir diğer etkisidir. Ameliyat ya da kesiğe gerek kalmadan yüzdeki pek çok yaşlanma belirtisini gidermesi bu yöntemin en önemli avantajıdır. Sarkma ve kırışıklıkları gidermede etkili olan bu yöntem, ameliyat riski almadan oldukça uzun süreli sonuçlar verir.

Fransız askısının kullanıldığı ve etkili olduğu bir diğer sorun da yüz felci problemidir. Yüz felci geçiren hastalar da güvenle bu yönteme başvurabilir. Bazı durumlarda burun ucu kaldırma gibi bir amaç için de kullanılabilir. Tabi ki ameliyat gibi çok uzun süreli sonuçlar vermez. Ama ameliyatsız bir yönteme göre etkileri oldukça uzun süreli kabul edilebilir.

Kimler Fransız Askısı Yaptırabilir?

Oldukça doğal ve risksiz bir yöntem olan Fransız askısı, hemen herkesin yaptırabileceği türden bir uygulamadır. Ama bu yöntemi düşünenler için bilinmesi gereken bazı şeyler vardır. Cildindeki kırışıklık ve sarkmadan rahatsız olan bütün erkek ve kadınlar bu yönteme başvurabilir.

Yüzünün daha gergin olmasını isteyen ama ameliyata girmek istemeyen herkes için de en iyi çözümlerden birisidir. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu konuda uzmanlaşmış ve deneyimli bir doktora başvurulması gerektiğidir. Ayrıca başvurmak isteyenler Fransız askısı için tek kısıtlamanın yaş sınırlaması olduğunu bilmelidir. Bu yöntem için önerilen alt yaş sınırı 35, üst yaş sınırı ise 70’dir.

Fransız Askısının Avantajları

Fransız askısının ameliyatsız ve etkili olması tek avantajı değildir. Bunun dışında da önemli avantajları vardır. Mesela ipler son derece esnek olduğu için mimikleri etkilemez. Oldukça doğal sonuçları vardır ve bu da çok büyük bir artıdır. Yaş sınırlaması dışında herhangi bir engeli olmayan bütün kadın ve erkekler bu yöntemi yaptırabilir. İşlem tamamlandıktan sonra yüzde düzelmesi ve iyileşmesi gereken herhangi bir iz kalmaz. Eğer yaptıran kişi sonuçtan memnun değilse geri dönüşü oldukça kolaydır. İşlem belirli aralıklarla istenildiği kadar tekrar edilebilir.

Fransız askısı yapılırken lokal anestezi uygulanır, bu sayede işlem oldukça ağrısız geçer. Bununla birlikte iyileşme süresi de son derece kısadır ve hasta aynı gün normal hayatına ve iş yaşantısına dönebilir. Kısacası bu yöntem son zamanlarda geliştirilen en basit, en risksiz ve en etkili gerdirme yöntemlerinden birisidir.

Fransız Askısı Nasıl Uygulanır?

Fransız askısından önce uygulamayı yapacak olan doktor ve hasta özel bir görüşme yapar ve işlemin ayrıntıları hakkında hastaya bilgi verilir. Hastanın yüzüne yerleştirilecek olan ipler için yerler belirlenir ve işaretlenir. Ondan sonra da lokal anestezi uygulaması yapılır ve ardından yüzün uyuşması için belirli bir süre beklenmesi gerekir. Daha sonra da ipler yerleştirilir. İpler yüzün alt tarafından mikro düzeyde çok küçük kesiler açılarak yerleştirilir.

Bu kesiklerin arkasından herhangi bir iz kalmaz. İplerle birlikte yüz yukarıya doğru gerdirilir ve uygulama tamamlanır. Toplam olarak uygulamanın süresi 45 dakika ya da 60 dakika kadar sürebilir. Cilt ve yüz gerdirme için diğer işlemlere göre oldukça kısa süren bu uygulama bu nedenle de oldukça avantajlı olarak kabul edilir.

Fransız Askısı Hangi Bölgeler İçin Uygundur?

Fransız askısı yüzün bütün oval bölgelerine uygulanabilir. Çene altı ve gıdı bölgesine de Fransız askısı yapılabilir. Bunun dışında boyun, yanaklar ve kaşlara da uygulanabilir. Son olarak elmacık kemikleri de Fransız askısı için uygundur ve bu açıdan yüzün hemen her bölgesi için Fransız askısına başvurabilirsiniz. Kısacası yüz estetiği deyince aklınıza gelen ilk yöntemlerden biri olmalıdır.

Fransız Askısı Ne Kadar Etkilidir?

Bu tür uygulamalar söz konusu olunca, merak edilen konulardan birisi de ne kadar etkili olduğu ve yaşlanmayı durdurup durdurmayacağıdır. Bilinmelidir ki hiçbir estetik operasyon ya da uygulama yaşlanmayı durdurmaz ve sizi sonsuza kadar kırışıklıklardan korumaz. Uygulamadan belli bir süre sonra yerleştirilen ipler erimeye başlar ve yaklaşık olarak altı ay içerisinde tamamen kaybolur.

Eğer siz kendinize iyi bakar, sağlıklı beslenir ve egzersiz yapmayı ihmal etmezseniz vücudunuzun kolajen ve nem dengesi bozulmaz ve yaşlanma etkileri daha da gecikir. Tabi ki bunlar yaşlanma belirtilerini geciktirmek için yeterli gelmediğinde de Fransız askısından yardım alabilirsiniz, ama dediğimiz gibi yaşlanmak da oldukça doğal bir süreçtir.

Fransız Askısının Yan Etkisi Var mıdır?

Fransız askısı uzman ve deneyimli bir dermatolog ya da doktorun bulunduğu güvenirli bir klinikte yaptırılmalıdır. İşlem sırasında kullanılan iplerin sağlığa herhangi bir zararı yoktur. Hatta bulundukları bölgede kolajen üretimini destekledikleri için genç kalmaya katkıları olduğu da söylenebilir. Kullanılan iplerin alerjik reaksiyona neden olduğu da çok az rastlanan bir durumdur.

Ameliyat olmak istemeyen ve riski düşük ama etkileyici bir gerdirme yöntemi arayan herkes uzman bir hekimin veya dermatoloğun yer aldığı hastane, klinik ve sağlık merkezinde bu yöntemi korkmadan yaptırabilirsiniz. Sonuçlarından memnun kalacağınız kesindir, ayrıca geri dönüşü vardır ve yan etki ihtimali de oldukça azdır.

fransız askısı nasıl yapılır

Fransız Askısı Nasıl Yapılır?

Fransız askısı sarkmalardan şikâyetçi olan, yüzünü gerdirmek isteyen ama ameliyat yaptırmaktan korkanlar için bir estetik uygulamadır. Yıllar geçtikçe yüzdeki sarkmalar herkesin şikâyet ettiği bir problem haline gelir. Yanaklar çenenin üstüne yığılır, alın bölgesi ise gözlerin üstüne doğru sarkar. Bu durum gözlerin daha belirsiz, yüzün de daha solgun ve yaşlı görünmesine neden olur. Şimdiye kadar bu durum genel olarak ameliyatla çözülebiliyordu. Ameliyatsız olan yöntemler ise daha geçici çözümler sunuyordu. Ama Fransız askısı hem etkili ve daha uzun süreli hem de ameliyatsız bir yöntem olduğu için bugünlerde çok merak ediliyor.

Yaşlanmayı Durdurmak Mümkün mü?

Yaşlanmak bütün canlılar için doğal bir süreç ve önüne geçmek mümkün değil. Yılların etkisini tamamen üzerimizden atmak ise imkânsız. Ama bu sürecin hızlanmasının önüne geçilebilir. Ameliyata gerek kalmadan yüzdeki sarkmaların büyük oranda azaltıldığı yöntemlerden birisi de Fransız askısıdır. Üstelik etkileri de çok kısa süreli de değil. Kısa süren, ameliyatla yapılan gerdirme operasyonlarıyla kıyaslandığında çok daha avantajlı olan Fransız askısı yöntemi, özellikle ünlülerin bu aralar en çok başvurduğu estetik uygulamalardan birisi.

Fransız Askısı Nasıl Yapılıyor?

Fransız askısı vücuda zarar vermeyen, içleri polyester dış yüzeyleri silikon kaplama olan iplerle yüzün gerdirilmesi yöntemidir. Herhangi bir dikiş ve büyük ölçüde kesiye gerek olmayan bu uygulamanın en büyük avantajı da budur. Sadece iplerin derinin altına yerleştirilmesi için çok küçük kesiler uygulanır. Yanaklar, alın ve boyun bölgesine aşağıdan yerleştirilen ipler, askılama adı verilen yöntemle yüzü yukarıya doğru çekerek kaldırır. Bu şekilde sarkan bölgelerin yukarıya doğru toparlanması sağlanır. İplerin tekrar çıkarılmasına gerek yoktur ve zamanla ciltle uyum sağlar. Uzun bir süre yüzün daha gergin ve toparlanmış görünmesini sağlar. Medikal iplerin dayanma süresi ise iki sene kadar sürer. Bu uygulama istenildiği takdirde tekrar yapılabilir.

Fransız Askısının Avantajları

Fransız askısının en önemli avantajı yukarıda söylediğimiz gibi herhangi bir kesi, dikiş ya da ameliyat gerektirmemesidir. Kısa süren bir uygulama olduğu halde en az iki sene dayanması da diğer bir avantajıdır. Bu süre yüz yogası ve çeşitli masajlarla bir süre daha da uzatılabilir. Bir diğer avantajı ise yüzdeki mimiklere bir etkisinin olmamasıdır. Fransız askısı yüzün ifadesini ve mimiklerini etkilemez. Bu yüzden diğer estetik uygulamalardaki gibi yüzde donuk ve belirsiz bir ifade olmasına yol açmaz ki bu da çok önemli bir avantajdır.

Fransız Askısı Yönteminin Ayrıntıları

Fransız askısı yönteminde kullanılan ipler kırçıllı ve yüze tutunan iplerdir. Daha çok misinaya benzeyen bu iplerin yüze vereceği herhangi bir rahatsızlık yoktur. Yöntemin uygulanması yani askılama işlemi yarım saat kadar sürer. Likralı ve esnek yapılır ipler olduğu için yaptıran kişi kilo alıp verse de yüze uyum sağlar. Gerilme oranına ve yüzün ne kadar yukarı asılacağına hasta ve doktor birlikte karar verir. Esnek ve yüze uyum sağlayan ipler kullanıldığı için yüzde herhangi bir zorlama ve mimikler üzerinde herhangi bir etki olmaz. Bu yöntemle yüz, çok kısa bir sürede toparlanır ve birdenbire kişinin yüzü en az birkaç sene gençleşir.

Askılama İşlemi Sonrası Nasıl Geçer?

Fransız askısı yapıldıktan sonra hasta bir gün içerisinde normal hayatına ve işine dönebilir. İşlemin hemen ardından yüzde hafif morluk ve şişliklerin olması oldukça normaldir. Ağrılar için ağrı kesiciler ve şişlikler için de buz kompresi önerilir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey ilk bir hafta içerisinde, ağzı çok fazla açmak gibi aşırı mimiklerden kaçınılması gerektiğidir. En az üç hafta süresince de yüzümüzün üstüne yatmak ve yüzü sert bir şekilde ovuşturmak tehlikeli olabilir. Aslında işlemin hemen ardından yüzdeki değişiklik hissedilir ama şişliklerden dolayı anlaşılmayabilir. Asıl etkisinin yüze oturması için iki ya da üç ay gereklidir. Hem sarkma hem de kırışıklıklar üzerinde etkisi vardır.

Fransız Askısı Yaptırmadan Önce Nelere Dikkat Edilir?

Yüzünüzdeki bir yorgunluk, sarkma ve çökmüş bir ifade arıyorsanız ve dikişsiz bir yöntem istiyorsanız Fransız askısı tam size göre bir yöntemdir. Uygulamayı yaptırmak için güvenilir bir sağlık kuruluşu ve uzman bir doktorla görüşmelisiniz. Ameliyatsız bir uygulama olsa da sağlığınızı riske atmamalısınız. Doktorunuz uygulamanın hemen öncesinde hafif bir sakinleştirici önerebilir.

Uygulamadan önceki gün iyi dinlenilmeli ve uykunuzu almış bir şekilde sağlık merkezine gitmelisiniz. Birkaç gün önceden ve uygulamanın yapıldığı gün, kahve ve alkol alınmaması ve birkaç gün sigara içilmemesi önemlidir. Yakın bir zaman içerisinde yüze başka bir şey uygulanmamış olmalıdır. Kan sulandırıcı ilaç kullanılıyorsa bunlar da birkaç gün için ertelenmelidir. Mümkünse birkaç hafta ara verilmelidir.

Fransız Askısı Sonrası Hangi Etkiler Görülür?

Fransız askısı yapıldıktan sonra yüz ovali kısa bir sürede toparlanır. Elmacık kemiklerinin ortaya çıkması ve kırışıklıkların azalması da hemen görülen etkileridir. İpliklerin etrafındaki bölgede kolajen üretimi kolaylaşır. Kolajen de bilindiği gibi cildin gençliğinin ve diriliğinin görünmesinde çok etkilidir. Bu yüzden uygulama aynı zamanda cilde faydalı bir uygulamadır.

İşlemi yaptırdıktan sonra birkaç gün ve özellikle uygulamanın yapıldığı gün, güneşle direk temastan kaçınılmamalıdır. Ağrı ve şişlikler, buz kompresi ve soğuk tamponlarla geçirilebilir. Ağzı çok açarak gülmek ve esnemek gibi hareketler de yüze zarar verebilir. En az iki hafta boyunca yüzüstü yatmaktan kaçınılmalıdır. Peeling ve sert yüz masajlarından da bir süre uzak durmak gerekir. İlk birkaç gün, sıvı ya da küçük lokmalarla beslenmek de iyi olur.

Fransız Askısı Riskli midir?

Fransız askısı risk oranı düşük bir uygulamadır. Ancak bütün estetik uygulamalardan önce yapılması gerektiği gibi hastanın tetkikleri yapılır. Özellikle şişme ve morarmaya yatkın ciltler için başka önlemler de alınabilir. Kızarıklık ve kan toplanması gibi durumlar için kan sulandırıcı ilaçlara bir süre ara verilmelidir. Ancak böyle bir yan etki de çok fazla görülmez.

Uygulamada kullanılan iplere karşı cildin alerjik reaksiyon göstermesi çok az rastlanan bir durumdur. İplerin tam olarak gerilmemesi ya da yanlış askılama yapılması, çukurlaşma ve asimetrik baskılar oluşabilir. Ama bunu önlemek için uygulamanın yapılacağı kurum ve doktor dikkatli seçilmelidir. Genel olarak bakıldığında Fransız askısı oldukça az riski olan, etkili ve zararsız bir uygulamadır.

estetik ameliyatlarda en çok tercih edilen yöntemler

Estetik Ameliyatlarda En Çok Tercih Edilen Yöntemler

Güzel olmak isteyen tüm kadınlar küçük operasyonlar ile istediklerini kolaylıkla elde edebilmektedir. Tıp alanında yaşanan değişimler artık estetik operasyonların acısız ve çok daha kısa zamanlı olmasını sağlamaktadır. Estetik ameliyatı yöntemleri genellikle kadınların ve erkeklerin memnuniyetsiz oldukları kusurları ortadan kaldırmaya yönelik olarak yapılmaktadır.

Hiç kuşkusuz estetik ameliyatlarda en çok tercih edilen uygulamalarda cilt kusurlarını giderecek ve çok daha genç görünmeyi sağlayan yöntemler ilk sıralarda yer almaktadır. Daha sonra ise vücut kusurlarını gidermek için yapılan operasyonlar bu listeyi tamamlamaktadır. Her yaş gurubunda hastalara uygulana bilen estetik uygulamaları aslında 40 yaş üzeri olanların çok daha fazla tercih ettiği gözlemlenmektedir. Nedeni ise eskisi gibi güzel görünmek istemeleridir.

Kusursuzlaşmak için tercih edilen estetik ameliyatı yöntemleri için en çok yapılan uygulamalar;

  • Burun estetikleri,
  • Yüz ve boyun germe,
  • Meme operasyonları,
  • Popo büyütme,
  • Karın germe,
  • Dolgu,
  • Botoks,
  • Kök hücre uygulamaları yer almaktadır.

Burun Estetikleri
Kadın ve erkeklerin görünümlerini değiştirmek için en çok tercih ettikleri estetik ameliyatı yöntemleri başında gelmektedir. Uygulama ile yüze tam uyum gösterecek olan bir burun yapılarak hastaların hem sağlık sorunları hem de estetik sorunları tek seferde ortadan kaldırılmaktadır.

Yüz ve Boyun Germe
Kırklı yaşlara gelinmesi ile yüz kısmında oluşan sarkmalar ve deformasyonlar, kaza nedeni ile oluşmuş pek çok kusur insanları oldukça rahatsız etmektedir. Kaş, çene, yüz, göz (badem göz estetiği) çevresi, yanaklar, alın, dudak çevresi ve boyun kısmının kesinlikle doğal olarak yeniden toparlanarak kusursuz bir güzellik elde edilmesi sağlanmasıdır.

Meme Operasyonları
Meme operasyonları ilk düşünüldüğünde kadınlara yönelik olduğu algısı oluşmaktadır. Tam aksi erkek hastalarda da sıklıkla özellikle çoklu kilo verimlerinde bu uygulamalar yapılmaktadır. Kadınlarda ise küçük memeler için silikon uygulaması, büyük memeler için ise küçültme uygulamaları yapılmaktadır.

Popo Büyütme
Son dönemlerde oldukça fazla uygulanmaya başlanan yöntemlerden biridir. Bu operasyon ile bel daha ince bir görünüme kavuşurken popo ise dik ve dolgun bir şekle sokulmaktadır. Popo estetiğinde bel çevresinden alınan yağ veya silikon uygulamaları ile işlem yapılmaktadır.

Karın Germe
Karın germe operasyonları yine her iki cins içinde uygulanmaktadır. Elastikiyetini yitiren deri alınarak dümdüz ve sıkı bir karın oluşumu sağlanmaktadır. Kadınlar için doğum sonrası tekrar çocuk düşünülmüyor ise en uygun dönem olarak belirtilmektedir.

Dolgu Uygulamaları
Son zamanların en ama en çok uygulanan yöntemlerindendir. Dudaklar, yanaklar, çene, alın vs. pek çok alana dolgu uygulaması yapılarak çok daha genç ve gergin bir cilde kavuşabilmektesiniz.

Botoks Uygulamaları
Yaşlanmaya her dönem dur demek isteyenlerin kalıcı veya geçici olarak yaptırdıkları uygulamalardan biridir. Yüzün hemen her bölgesine uygulanarak istenmeyen tüm pürüzleri yok etme özelliği taşımaktadır. Bu uygulama sonrasında hastalar 3 ila 7 yaş daha genç görünmektedir.

Kök hücre Uygulamaları
Kişilerin kendi yağ hücrelerinden alınarak kök hücre elde edilen bir yöntemdir. Elde edilen kök hücre tekrar hastaya verilerek kolajen sentezi sağlanarak çok daha genç bir cilde kavuşmak hedeflenmektedir.

en yeni dudak dolgusu yöntemleri

En Yeni Dudak Dolgusu Yöntemleri

Bilindiği üzere güzellik merkezlerinin vazgeçilmezi olan dolgu yönteminde en çok tercih edilen dolgu yöntemlerinden biri Dudak Dolgusu Yöntemleridir. Bu yöntemin de bir çok çeşidi bulunmaktadır. Gelişen teknoloji ile En Yeni Dudak Dolgusu Yöntemleri alanında uzman kişilerce rahatlıkla yapılabilmekte ve daha kısa sürede daha uzun süre etkili dolgulara sahip olunabilmektedir.

Genel olarak Dudak Dolgusunun tercih nedeni olduğundan daha dolgun dudaklara sahip olabilmek şeklindedir. Fakat bunun yanı sıra sağlık nedeniyle de sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Herhangi bir kaza sonrasında ağıza alınan darbeler nedeniyle şekli bozulmuş dudak yapısı için de Dudak Dolgusu Yöntemlerinden faydalanılabilmektedir.

Dudak dolgusu herkeste aynı bölgeye uygulanmaz. Bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda üst dudak dolgusu, alt dudak dolgusu, dudağa kırmızılığını veren çizginin kaybolması sonucu o bölgeye uygulanan dolgu, kimilerinde dudağın aşağı doğru eğilmesi sonucu, dudağı kaldırmak amacıyla tercih edilen dolgu gibi bir çok şekilde uygulanabilir. Ama öncelik olarak Üst dudak kıvrımları olmayanlarda bu kesimlerin belirginleştirilmesi önemlidir.

Dolguların kalınlıkları da değişkenlik gösterebilir. Özellikle dudak fonksiyonlarının kaybedilmemesi açısından yapılan orta kalınlıktaki dolgu ile daha doğal dudaklara sahip olunabilmektedir. 35-40 yaş üstü bayanlarda bu yöntemin tercih edilmesi kullanım açısından kolaylık sağlamaktadır. Çünkü bu yaş üzeri bireylerde amaç dudakları dolgunlaştırmaktan çok yaşlanmışlığın ortadan kaldırılmasıdır.

Dolgu maddesi seçiminde de insan vücudunun değerini göz önüne alarak en kaliteli dolgu maddeleri seçilmelidir.

Dolgu Uygulaması Hakkında Bilgi

Dolgu uygulaması ilerleyen yaşın ve hayat yorgunluğunun yüze verdiği izleri silmek, daha genç, dinamik bir cilde sahip olmak amacıyla tercih edilen Güzellik Uzmanlarınca yapılan uygulamalardır. Daha dolgun dudaklara, belirgin elmacık kemiklerine, keskin yüz hatlarına sahip olmak artık bu yöntemle çok daha kolay.

Dolgu enjeksiyonu sayesinde yapılan bu işlem sonucunda hayallerinizdeki yüz hattına sahip olabilirsiniz. Yılların vermiş olduğu izleri silebilir, gençlik zamanlarınızdaki hatlarınıza sahip olabilirsiniz. 18 aya kadar kalıcılığı olan bu uygulama etkisini de hemen göstermektedir. İnce kırışıklıklarda ve derin kırışıklıklarda da kullanılabilmesi açısından oldukça yaygın tercih edilmektedir.

15 dakika kadar kısa bir sürede yapılabilen uygulama sonrasında günlük yaşantınıza geri dönebilir ve herhangi bir problemle karşılaşmazsınız. Fakat unutulmaması gereken önemli bir nokta var ki bu da bu işlemin herkes tarafından yapılamayacağıdır. Alanında uzman kişilerce yapılan uygulama sonrası kendinizi daha güzel hissedeceksiniz.

Dudak Dolgusu Nedir?

Dudak, yüz güzelliği açısından oldukça dikkat çekici bir bölgedir. İlerleyen seneler itibariyle azalan östojen hormonu nedeniyle dudaklar zamanla incelip, eski dolgun görünümünü kaybedebilmektedir. Ameliyatsız bir işlem olması sebebiyle en çok tercih edilen uygulama da En Yeni Dudak Dolgusu Yöntemleri konusudur

Dudak bölgesine uygulanan anestezik uyuşturma kremi uygulaması sayesinde dudak uyuşturulur ve bir iğne yardımıyla enjekte edilen Hyalüronik asit dolgu maddesi dudaklarınızın ağrısız bir şekilde dolgunlaşmasını sağlar. Üstelik bu madde herhangi bir zarar vermeden zaman içerisinde kaybolmaktadır. 15-20 dakikada uygulanabilmesi açısından kolaylık sağlar ve 6-12 ay arasında bir süre etkinliğini kaybetmemesi ile de en çok tercih edilenler arasındadır.

En yeni dudak dolgusu yöntemleri söz konusu olduğunda karşımıza çok sayıda farklı seçenek çıkmaktadır. Zira günümüz itibariyle çok sayıda farklı yöntem ve tekniklerden söz etmek mümkün olmaktadır. Dudak dolgusu konusunda yapılan araştırma çalışmaları eski dönemlere nazaran çok daha başarılı dolgu operasyonlarının yapılmasını da mümkün kılmaktadır. Şayet dudak dolgusu yaptırmayı istiyorsanız yapacağınız kısa bir araştırma neticesinde sorunsuz bir şekilde dolgu işlemini yaptırmanız da mümkün olacaktır.

Dudak Dolgusu Sonrası Şişlik Ne Zaman İner?

Hacimli ve belirgin dudaklara sahip olmak için dudak çevresi ve dudak içlerine bir dolgu malzemesi eklenerek yapılan estetik uygulamalara dudak dolgusu diyoruz. İnce dudaklar bazen doğuştan gelen bir özellik bazen de çeşitli sorunlardan kaynaklanan bir sorundur.

Dudakların belirginleşmesi için enjekte edilen dolgu malzemesi ise hyalüronik asittir. Zaten doğal olarak cildimizin yapısında var olan bu madde cildin pürüzsüz görünmesini sağlar. Vücutla uyum sağlayarak kolay bir şekilde emilir. Bunun dışında hücrelerin suyu tutmasına yardımı olur. Estetik uygulamalarda en çok kullanılan ve en doğal dolgu maddelerinden birisidir.

Kimler Dudak Dolgusu Yaptırır?

Cildin gençleşmesi içerisindeki kolajen ve hyalüronik asit miktarına bağlıdır. Cildin yenilenmesi ve canlı kalması için önemli bir protein olan kolajen ve nemli ve güzel görünmesini sağlayan hyalüronik asit cilt için çok gerekli olan iki maddedir. Bu iki madde sayesinde cilt elastik ve canlı bir görünüm kazanır.

Uçuk ve iltihabi problemler yaşayanlar ve hamileler dışında herkes bu maddelerle dudak dolgusu yaptırabilir. Yıllar ilerledikçe dudak kenarında sarkma problemi yaşayanlar, dudaklarını ince ve belirsiz bulanlar ya da asimetri sorunu hissedenler dudak dolgusu işlemi yaptırmak isteyebilir. Ciltlerinde bunu kaldırabilecek herhangi bir problem yoksa da her zaman yaptırabilirler.

Dudak Dolgusu Nasıl Yapılır?

Her ne kadar basit bir işlem gibi görülse de dudak dolgusu sertifikalı ve güvenir bir kurumda ve deneyimli bir uzmana yaptırılmalıdır. Yoksa istenmeyen sonuçlar ve sağlığı riske atan bazı durumlar ortaya çıkabilir. Uzman bir doktor önce bunu yaptırmak isteyen kişinin dudak yapısı ve yüz ve dudak orantısına bakara dudağın nasıl şekillendirilebileceğine karar verir.

Dudakların işlem sırasında ağrı yapmaması için bir krem sürülür. Bu krem anestezi etkisi yaparak dudakları uyuşturur. Ardından çok ine bir iğne yardımıyla hyalüronik asit dudaklara enjekte edilir. Dudak dolgusu uygulaması genelde yarım saati geçmez ve ardından hemen etkileri hissedilir.

Dudak Dolgusu Sonrasında Neler Yaşanır?

Dudak dolgusu yaptıran kişinin dudakların etrafında bazı şişlikler ve morluklar görülebilir. Bu kesinlikle korkulacak bir durum değildir. Birkaç gün boyunca dudak bölgesinin şişmesinden korkmaya gerek yoktur. Hatta bazı kişilerde şişlik bir hafta kadar uzayabilir.

Hasta çok rahatsız olursa bunu tekrar doktora gösterebilir. Uygulamanın istenen şekilde olmaması durumunda ise yeniden ufak bir müdahale yapılabilir. Eğer dudaklar çok çok ince ise dolgu işlemi daha uzun sürer ya da bu işlem birkaç seans tekrar edilebilir.

Dudaklar Ne Kadar Şiş Kalır?

Dudak dolgusu yaptırmak isteyen çoğu kişinin kafasını şişlik karıştırır. Dudak dolgusu işten çıkıp öğle arasında yaptırılabilecek kadar kısa süren ve genelde herhangi bir yan etkisi görülmeyen bir estetik uygulamadır. Ancak çok güvenilir olmayan bir klinikte yabancı bir dolgu maddesinin vücuda enjekte edilmesi durumunda bazı sorunlar yaşanabilir. Doktor ve klinik dikkatli seçilirse sonuç genelde memnun edicidir. Çok ağrısı ve sızısı olmayan ve oldukça kısa süren bir estetik uygulamadır. Yaptırmak isteyen çoğu kişi sonrasındaki şişlik durumundan çekinir.

Öğle arası yaptırılsa da şiş dudaklarla işe ve normal yaşantıya dönmek istemeyebilir. Ama şişlik kesinlikle korkulmaması gereken, normal bir durumdur. Ne kadar devam edeceği ise kişinin cilt yapısına bağlı olarak değişir. Sadece çok uzun süren mesela on beş günden uzun süren bir şişlik ve dudaklarda anormal bir morarma durumu farklı bir sorunun habercisi olabilir ve böyle bir durumda tekrar doktora görünmek gerekebilir.

Dudak Dolgusu Etkili midir?

Dudak dolgusu uygulamasından sonra çoğu kişi daha sağlıklı ve hacimli dudaklara sahip olduğunu fark eder. Dolgu maddesinin ciltle hemen uyum sağlaması ve dudakların normal görünmesi için bir haftaya ihtiyaç olabilir. Dudakların ne kadar hacim kazanacağı ve dudak dolgusunun ne kadar süre etkili olacağı ise kişinin cilt özelliklerine bağlı olarak değişir.

Bu uygulamanın etkisi dört ve altı ay olabileceği gibi bazı kişilerde bir yıl kadar da devam edebilir. Dudaklara enjekte edilen hyalüronik asitse daha sonra tamamen vücuda karışıp yok olur. Böyle bir durumda yeniden dudak dolgusu yaptırmanız da mümkündür. Fiyatına ve dudaklarınızın biçimine göre dudak dolgusunu istediğiniz sıklıkta yaptırabilirsiniz.

Dolgu Yaptırdıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uygulamayı yaptıran kişiler tıpkı diş çektirmiş gibi bir süre yemek ve içmekten uzak durmalıdır. Bu süre yaklaşık iki saattir. İki saatlik bu süre içerisinde dudakları zorlayacak mimiklerden kaçınmak da gerekebilir.

Şişliğin daha çabuk geçmesi ve hafif ağrılar için dudaklara soğuk kompres yapılabilir. Doktorunuzun önerdiği bir jel ve krem dudaklara sürülebilir. K vitamini bu tür şişliklerin inmesine yardımcı olur. Bu vitamini içeren besinler tüketmek ya da k vitamini takviyesi almak böyle bir dönemde işe yarayabilir.

Dudak Dolgusundan Sonra Neler Yiyip İçilir?

Dudak dolgusu yaptırdıktan sonra bir süre çok katı ya da dudakları zorlayacak bir şeyler yememek gerekebilir. Ama içtiğiniz şeyler arasında alkol olursa dudaklarınızdaki şişlik daha uzun sürebilir. Sert bir şekilde çiğnenen şeyler, aşırı soğuk ya da sıcak yiyecek ve içeceklerden de bir süre uzak durmak gerekir.

Dolgu yapılan bütün estetik müdahalelerin ardından olduğu gibi bu uygulamanın ardından da bir süre sauna ve hamam gibi yerlerden uzak kalmak en iyisidir. Basit bir uygulama olsa da uygulamanın ardından bir ya da iki hafta boyunca ağır bir spor yapmamak da önemlidir.

Dudak Dolgusunun Fiyatı

Uygulamada kullanılan genel teknikler ve dolgu maddesi aynı olsa bile uygulamanın şekli kişiden kişiye değişeceği için bu konuda net bir fiyat vermek zordur. Yaptırmak isteyen kişiler daha uygun fiyatları seçmek yerine en güvenilir olan yeri seçmeye özen göstermelidir. Ayrıca sonucun daha doğal görünmesi ve sağlığa zararı olmaması açısından dolgu maddesinin miktarı ve dudakların son biçimi konusunda da yapacak olan uzmanı dinlemek şarttır.

Dudak Dolgusu Ne Kadar Sıklıkta Tekrar Edilir?

Sağlığa zararı olmayan bir uygulama olarak dudak dolgusu kişinin istediği sıklıkta tekrar edilebilir. Ama bütün estetik uygulama ve müdahalelerde olduğu gibi bunda da aşırıya kaçmak hem dudakları hem de kişiyi yorar ve olumsuz sonuçlar doğurabilir. Dudak dolgusunun ne zaman tekrarlanması gerektiği konusunda uzman kişinin tavsiyelerine dikkat etmek en iyisidir. Güvenilir bir klinikte deneyimli ve uzman hekimlerin tavsiyeleri doğrultusunda işlemin tekrarlanması en iyisidir.

Dudak Dolgusu Ne Kadar?

Dudak dolgusu kısa sürmesi ve kısmen daha basit estetik müdahalelerden birisi olarak kabul edildiği için en çok yaptırılan estetik uygulamalardan birisidir. Her ne kadar basit bir uygulama olsa bile yaptırmadan önce, gerekli şartları sağlayan ve sertifikaları olan bir klinik ya da sağlık merkezi seçilmelidir.

Bazen çok basit bir estetik müdahale bile uzman bir el tarafından yapılmazsa sağlığı riske atabilir. Haberlerde bazen dudaklarının formu bozulan ve sonuçları çok kötü olan dudak dolgusu uyarız. Böyle bir risk almamak için sağlık merkezi ve uzman doktor seçimi önemlidir. Ayrıca sonuçların doğal ve güzel görünmesi de buna bağlıdır.

Dudak Dolgusu Nasıl Yapılır?

Dudak dolgusu yapılırken kullanılan dolgu maddesi hyalüronik asit isimli, vücudumuzda zaten belli bir miktarda üretilen bir maddedir. Bu madde cildin elastikiyetini, nemini ve canlı görünmesini sağlayan ve de suni yollarla üretilen bir asit çeşididir. Tıpkı kolajen gibi yaşımız ilerledikçe hyalüronik asit üretimi de azalır. Cildin nem dengesi bozulur, hacim kaybı, sarkma ve kırışıklıklar meydana gelir. Ayrıca bazı kişiler de doğuştan dudaklar açısından şanssız olabilir.

Bazı dudaklar yapısal olarak ince ve belirsizdir ve özellikle kadınlar için bu ciddi bir sorun olabilir. Dudaklarımız da hacmini kaybettiği zaman daha dolgun görünmesi için hyalüronik asit eklemesi yaptırabiliriz. Tamamen cilde uyumlu bir dolgu malzemesi olduğu için dudaklarımız bir süre sonra bu maddeyi emecek ve kendi doğal yapısına katacaktır.

Dudak Dolgusu Fiyatları Nasıl Belirlenir?

Dudak dolgusu genel olarak oldukça ince uçlu bir iğne yardımıyla yapılır. Ama dudağın hangi bölgelerine yapılacağı ve ne şekilde yapılacağı doktordan doktora değişebilir. Önemli olan yukarıda söylediğimiz gibi bu konuda iyi bir yere başvurmak ve deneyimli bir uzman tarafından yapılmasıdır.

Dolgu işleminin ayrıntıları ve kullanılan malzemelere göre fiyatlar belirlenir. Bu yüzden dudak dolgusu konusunda net bir fiyat belirlemek oldukça zordur. Sağlık kuruluşu ve klinik tercihine göre de fiyat değişir. Ancak fiyatları düşük tutmak için güvenilir olmayan bir yere başvurmak tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

Dudak Dolgusu Öncesinde Neler Yapılır?

Güvenilir bir sağlık kuruluşuna başvurduktan sonra bu işlemi yaptırmak isteyen kişileri doktor dikkatli bir şekilde muayene eder, dudak yapısı ve biçimi incelenir. Hangi bölgelere ne kadar dolgu malzemesi kullanılacağına karar verir. Hastaya işlemden önce dudaklarının nasıl görüneceği konusunda görseller de sunulabilir.

Dudakların ne kadar dolgun olacağı konusunda hasta ve doktorun birlikte karar vermesi daha sağlıklı olacaktır. Daha sonra ise hastanın kullandığı ilaçlar ve sigara içip içmemesi gibi konular üzerinde bir tetkik yapılır. İçiyorsa da bir süreliğine sigarayı bırakması tavsiye edilir. Çünkü sigara estetik uygulamaların başarısı düşüren faktörlerden birisidir.

Dudak Dolgusu Uygulaması

Belirlenen bir günde hasta, kliniğe gelerek işlem yapılması için hazırlanır. İşlemin yarım saat öncesinde hastaya dudaklarını uyuşturan bir krem verilir. Bu krem anestezik bir etki yapacak ve işlem sırasında hastanın ağrı çekmesini engelleyecektir.

Ardından çok ine uçlu bir iğneyle dudak dolgusu işlemi yapılır. İşlemden sonra hastanın en az iki saat kadar bir şey yiyip içmemesi gerekir. Ayrıca bu dönemde de sigara kullanmaması ve dudaklarını zorlayacak hareketlerden ve mimiklerden kaçınması gerekir. Sauna ve uzun süreli havuzda kalma dolgu maddelerini etkileyeceği için bunlardan da uzak kalmak en iyisidir.

Dudak Dolgusu Sonrası Ödem ve Şişlik

Bütün estetik uygulamalardan sonra olduğu gibi dudak dolgusu sonrasında da hafif bir şişlik, morarma ve ağrı gibi durumlar yaşanır. Ağrı kesici kullanılabilir. Dudakların şişmesi korkutucu bir durum değildir ve genelde normal karşılanır. Hatta bu şişlik bir süre devam eder ve bazen iki haftaya kadar dudaklar kendine gelemeyebilir.

Aşırı derecede bir morarma ve ağrı olmadığı sürece bunlar normal karşılanan durumlar arasındadır. Şişliğin inmesi için dudaklara yapılabilecek olan işlemlerden birisi soğuk pres uygulamasıdır. Özellikle uygulamanın hemen sonrasındaki günlerde hasta kendi dudaklarına soğuk pres yapabilir.

Dudak Dolgusu Sonuçları

Dudak dolgusu yaptıran bir kişinin dudakları hacim kazanır ve dudağı yepyeni bir görünüme kavuşur. Dudağın kontur çizgileri belirginleşir ve çok daha dolgun bir hale gelir. Uyuşturucu bir krem işe yaramazsa dudağa uyuşturucu bir iğne de yapılabilir. Hasta bu şekilde işlem sırasında herhangi bir acı hissetmez. Dudağa enjekte edilen dolgu maddesi doktor tarafından elle şekil verilerek düzenlenir.

İğne yapılırsa yüzde bir uyuşukluk meydana gelecek ve bu durum yaklaşık dört kadar sürecektir. On ya da on beş günden önce dudakların normal görünmemesi olasıdır. Şişlik yaklaşık onuncu günden itibaren azalacaktır. Başarılı ve deneyimli bir doktor yüzün şekline uygun olarak dolgu yapabilir. Sonuçlar da buna bağlı olarak çok daha başarılı olur. Estetik operasyonlar ve müdahalelerde olumlu sonuçlar almak için uzmanın deneyimi büyük bir rol oynar.

Dudak Dolgusu Kaç Çeşittir?

Dudakların daha dolgun olması için yapılan dudak dolgusunun farklı çeşitleri bulunur. Bunlar arasında klasik stil, Holywood stili, Hera tipi, Eros tipi ve Rubina tipi gibi dolgu çeşitleri bulunur. Bu çeşitler arasında hangisinin yapılacağına hastanın yüz ve dudak tipine göre karar verilir. Dudak dolgusu fiyatlarını etkileyen şeylerden birisi de dudak dolgusu stilidir.

Dudak Dolgusu Kalıcı mıdır?

Dudak dolgusu kalıcı ve geçici olarak da farklı şekillerde yapılabilir. Çok fazla riski olmayan kalıcı dolgular çok daha uzun süre dudakların şeklinin korunmasına yardımcı olur. Kalıcı olmayan dolgulardan birisi Afrodit dudak dolgusudur ve bu alanda en çok tercih edilen dolgu çeşididir. Lokal anestezi ile yapılan ve çok kısa süren bu dolgu işlemi bir ya da iki senede bir tekrar yapılabilir. Birkaç seansta tamamlanan Juvaderm dudak dolgusu ise daha çok dudaklardaki kırışıklıkları gidermek ve çok daha pürüzsüz bir şekilde vermek için yapılır. Permalip de kalıcı olarak dudak dolgunlaştıran yöntemlerden birisidir. Bu yöntemde ise dudak kenarından girilir ve dudağın orta kısmına dolgu yerleştirilir. Bu tür seçenekler de fiyatları değiştirebilir.

Dudak Dolgusu Neden Önemlidir?

Bazen kuaförlerde bile dudak dolgusu yapılabildiğine dair bilgiler alabilirsiniz. Ama güvenilir olmayan bu tarz yerlerde dudak dolgusu yaptırılmamalıdır. Sertifikası olan ve uzman hekimlerin yer aldığı sağlık merkezleri seçilmelidir. Kısa süren bir işlem olsa da olması gerektiği gibi yapılmazsa hem hastanın acı çekmesine hem de görüntünün kötü olmasına yol açabilir. Uzman ve deneyimli bir doktor tarafından yapılırsa da sonuçta çok daha doğal görünen, dolgun ve hacimli dudaklara sahip olunur.

dudak dolgusu ne kadar kalıcı

Dudak Dolgusu Ne Kadar Kalıcı?

Doğuştan belirsiz ve ince dudaklara sahip olanlar, yıllar geçtikçe dudak çizgisi ve dudakları belirsizleşenler ve dudak kenarı sorunları yaşayanlar dudak dolgusu yaptırarak daha hacimli ve güze görünen dudaklara sahip olabilir. Dudakların görüntüsü kadınlar için önemlidir, çünkü ince ve hacimsiz yapılı dudaklar ve daha hacimli dudaklar arasındaki fark sanıldığından çok daha büyüktür.

Dudak dolgusu işlemi sırasında genel olarak hyalüronik asit isimli ve vücudun nem oranını ve elastikiyetini arttıran bir madde kullanılır. Bu madde bir süre sonra vücut tarafından doğal olarak emilir. Dolayısıyla işlemin vücudumuza herhangi bir zararı yoktur. Eğer gerekli sağlık koşullarını sağlayan ve sertifikalara sahip olan, uzman ve deneyimli doktorların çalıştığı bir yerde yaptırılırsa dudak dolgusu işleminin sonuçları çok daha başarılı ve olumlu olur.

Kimler Dudak Dolgusu İşlemi İçin Başvurur?

Dudaklarının şeklini değiştirmek isteyen ve daha hacimli dudaklara sahip olmak isteyenler her yaş grubundan hastalar olabilir. Bu estetik uygulama giderek çok daha fazla kişinin yaptırdığı bir uygulama haline geldi. Yetişkin ve dudaklarından rahatsız olan, anesteziye karşı da herhangi bir duyarlılığı olmayan bütün kadınlar bu işlemi yaptırabilir.

Dudak Dolgusu İşleminin Ayrıntıları

Dudak dolgusu yaptırmaya karar veren bir kişiden doktoru belirli bir süre sigara ya da kullanıyorsa bazı ilaçları bırakmasını isteyebilir. İşlem yapılmadan önce hastanın yüz hatları ve dudakları incelenir ve işlemin nasıl yapılacağına ona göre karar verilir. İşlem sonrasında nasıl bir görüntü olacağı konusunda da hastaya bilgi verilir.

İşlemden önce ise dudağa anestezik ve bölgeyi uyuşturan bir krem sürülür. Ancak bazı hastaların dudakları daha hassas olabileceğinden ve işlemin şeklinden dolayı bazen uyuşturucu iğneler de kullanılır. Böylece hasta işlem sırasında herhangi bir acı hissetmez. Dolgu maddesi çok ince uçlu bir inceyle ve aynı anda doktorun dudağa şekil vermesiyle birlikte enjekte edilir.

Dudak Dolgusu Şişliği

İşlemin hemen sonrasında üç ya da dört saat boyunca yüzde bir uyuşma hissedilebilir. Dudaklarda hafif bir morarma ve şişlik görülmesi de oldukça doğaldır. Ancak çok aşırı bir ağrı, kızarıklık ve morarma olursa herhangi bir sorundan bahsedilebilir.

Hastanın dudaklarındaki şişmenin geçmesi içinse on ya da on beş günlük bir süre gereklidir. Bu sürenin sonunda dudaklar normal ve doğal bir görünüm kazanır. Eskisinden çok daha belirgin çizgilere ve belirgin bir görünüme sahip olur. Dolgu işleminin başarısı ise doktorun uzmanlığına bağlıdır. Eğer yüze uygun bir şekilde yapılırsa dudak dolgusu işlemi çok daha başarılı sonuçlar verir.

Dudak Dolgusu Uygulamaları Kaç Tanedir?

Dudak dolgusunun fiyatları ve ne kadar kalıcı olacağı yapılacak olan uygulama çeşidine bağlı olarak değişir. En kalıcı uygulamalardan birisi Permalip dudak dolgusu uygulamasıdır. Bu uygulama sırasında dudak lokal anestezi ile uyuşturulur ve yaklaşık yarım saat süren bir işlem yapılır. İşlem sırasında önce dudakların kenarından bir ya da iki milimetre bir alan açılır ve buradan açılan alandan dudağın ortasına doğru dolgu maddesi yerleştirilir. Daha sonra zamanla eriyen dikişlerle dudak kenarları kapatılabilir.

Çok kırışık dudaklar için tercih edilen dudak dolgusu ise Juvaderm uygulamasıdır. Bu uygulama sırasında da sonrasında dudakları pürüzsüz ve dolgun gösterecek olan hyalüronik asit birkaç seansta dudaklara enjekte edilir. Zaten dudak dolgusunda en çok kullanılan dolgu maddesi budur, ancak çok istisnai durumlarda farklı bir dolgu maddesi kullanılabilir.

Kalıcı Dudak Dolgusu Uygulaması

Sürekli bu işlemi tekrarlatmak istemeyenler için daha kalıcı bir dudak dolgusu uygulaması da bulunmaktadır. Belirgin bir şekle sahip olan bu uygulama diğerlerine göre dudakların görünümünü çok daha uzun süre korunmasını sağlar. Hemen her yaş grubunun yaptırabileceği bu uygulama için de yan etki ihtimali çok azdır.

Dudak uygulamaları arasında en çok tercih edilen ve kalıcı dudak dolgularına göre daha az dayanan bir diğer uygulama da Afrodit dudak dolgusudur. En kısa sürede sonuçları görülebilen bu uygulama on beş ya da yirmi dakika içerisinde tamamlanır ve dudak çizgilerini belirginleştirerek dudaklara hacim kazandırır.

Dudak Dolgusu Biçiminin Seçimi

Hangi dolgunun size göre daha uygun olacağını belirlemek doktor ve hasta arasında karar verilecek bir seçimdir. Bu seçim sırasında doktor hastanın ağız ve dudak yapısını dikkate alarak bir karar verir. Daha kalıcı ya da geçici dudak dolgusu uygulamalarından hangisine karar vereceği ise daha çok hatanın kendisine kalmıştır. Dudak dolgusu fiyatları da bu seçimlere ve değişikliklere göre farklılaşır. Hasta hem dudaklarının yapısına hem de bütçesine göre bir seçim yapar. En iyi sonucu almak için doktorun tavsiyeleri dikkate alınmalıdır.

Dolgun Dudaklar Neden Önemlidir?

Dudaklarımız çok farkında olmasak da yüzümüzün şeklinde ve görünümünde çok önemli bir yeri olan organlarımızdır. Kadınlar için dudakların şekli çok önemlidir çünkü dolgun ve hacimli dudaklar yüzü çok daha canlı ve genç gösterebilir. Dolgu konusunda abartıya kaçılmadan ve doktorun tavsiyelerine göre bir seçim yapılmalıdır.

Dudak dolgusunun yoğunluğu konusunda da doktorun kararlarına uyulmalıdır. Bütün bunlar gerektiği gibi yapılırsa dudak dolgusu sonuçları istenildiği gibi gerçekleşir. Aksi durumlarda kötü görünen ve kolay kolay iyileşmeyen dudaklara sahip olunabilir. Bu yüzden klinik ve doktor seçimine ve doktorun önerilerine dikkat etmenin yararı olacaktır.

Dudak Dolgusu Alanları

Dudak dolgusunun temel hedefi ve alanı dudakları şekillendirmektir. Dolgunlaştırma ve hacim kazandırma da dudak dolgusunun hedeflerinden birisidir. Dudakların üst çizgisinin belirlenmesi ve konturun daha belirgin hale getirilmesi de bir diğer amaçtır. Dudak dolgusunun kullanım alanlarından bir diğeri ise dudağın kenarındaki sarkmaların giderilmesidir.

Dudak çevresindeki çizgilerin belirgin hale getirilmesi ve dudaklardaki kırışıklıkların giderilmesi de hastaların dudak dolgusu yaptırmasının nedenleri arasındadır. Bu ve buna benzer pek çok sorun dudak dolgusu ile çözülebilir.

Vücudun Hacim Kazanması

Geçen yıllar vücudumuzun çoğu yerinde hacim kaybına yol açar. Bazı bölgeler daha sarkık, belirsiz ve kırışıklıklarla dolu olabilir. Dudaklar da bu bölgelerden birisidir. Yaşımız ilerledikçe vücudumuzun ve cildimin önemli kaynaklarından birisi olan hyalüronik asit de azalır.

Bu asidin azalması dudakların hacim kaybetmesine ve belirsizleşmesine neden olur. Dudak dolgusu bu tür etkilerin azalmasına katkıda bulunan bir uygulamadır. Bazen kalıcı şekilde bazen de birkaç yılda bir tekrarlanacak şekilde yaptırılabilir. Yaptırmak isteyenler doktoru ile birlikte nasıl yapılacağına karar vermelidir.